Home Contact

TeknoMix|Son !! Artık trtekno.blogcu.com dayız

En İyisini İsteyenler İçin … !!! Maximum Teknoloji

Alphacool Answer Extreme ve Coolermaster Aqua Gate testte

Daha önce yazdığımız makalede su soğutma sistemlerinin çalışma prensiplerinden ve hava soğutmaya nazaran nasıl daha fazla performanslı olduklarından kısaca bahsetmiştik. Su Savaşları’nda ise, su soğutma sistemlerinin “sessizlik” özelliğini biraz daha ön plana çıkartacağız.

Gürültü ve sessizlik. Bu iki birbirine zıt kavram arasından, hangisini tercih ederdiniz?

Eğer sevgilinizle diskoda dans ediyor ya da bir rock konserinde uzun saçlarınızı çılgınlar gibi sallıyorsanız, gürültünün size büyük bir mutluluk verebileceğini garanti edebilirim. Hatta insanlarla konuştuklarınızı duyamayacağınız kadar yüksel desibel değerlerine sahip bir düğünde, çifte telli oynayıp göbek atmak gibisi yoktur. Gürültü bazen, deşarj olmanızı sağlar. Ancak, madalyonun diğer yüzü olan “sessizlik” ise, gürültüden daha fazla ihtiyaç duyduğumuz bir kavramdır. Özellikle yoğun bir şekilde bilgisayar kullanan biriyseniz. Gecenin ilerleyen saatlerinde internette gezinirken veya arkadaşlarınızla yaptığınız koyu bir messenger muhabbeti esnasında, bilgisayarınızdan yükselen ve kulak tırmayalan gürültüler sizi rahatsız edecektir. Bu gürültülerin temel kaynağı ise, yıllardır bilgisayar bileşenlerini soğutmak için kullandığımız fanlardır.

Bilgisayarınızda kullandığınız bileşenler, bir şekilde soğutulmak zorundadır. En azından bu konuda herhangi bir şüphemiz yok. Ancak “nasıl” sorusu, bir çok kullanıcı tarafından büyük çelişkilerin yaşandığı bir sorundur. Bilgisayarlarda standart olarak kullanlan hava soğutmanın en büyük dezavantajı, sistemde oluşan ve bir çok kullanıcıyı rahatsız eden gürültüdür. Gürültü olmak zorundadır çünkü “rahatsız edici yüksek ses” fanların doğasında bulunan ve mekanik yapılarının getirdiği negatif bir durumdur. Sessiz fanlar yokmu? Elbette, özellikle 120 mm. ve daha büyük çaplı fanlar diğer ufak ölçülerdeki meslektaşlarına göre daha sessiz soğutma sağlarlar. Bunun nedeni ise, fanların çap ölçüleri büyüdükçe devir sayılarının azalmasıdır. Bu da; büyük fan ölçüsü+düşük devir = düşük ses denklemini oluşturur. Ayrıca, sistemdeki fanlara bağlanacak fan kontrol üniteleri de, yüksek devirde dönen fanları dizginlemek için de kullanılabilir. Ancak CPU, ekran kartı, kuzey köprüsü ve kasa üzerinde bulunan fanlar, ne kadar az ses üretilerse üretsinler, toplamdaki ses miktarı yine de hoş olmayan bir durum yaratacaktır.

Eğer bir de üzerine overclock gibi işlemci hızını ve paralel olarak işlemci sıcaklığını artıran bir uygulama yapıyorsanız, toplam desibel değeri de iyice artacaktır. Standart voltaj değerinden daha fazla akımla çalışan bir işlemci, standart çalışma sıcaklığını da asla koruyamaz. Bu yüzden, daha performanslı ve daha gürültülü fanların soğuttuğu, Sabancı Kulesi büyüklüğündeki heatsink’leri kullanmak zorunda kalacaksınız. Özetle hava soğutma ile yapılan overclock, gürültüye alışmak ya da gürültüyle yaşamak anlamına da gelebilir.

Ancak bu devasa gibi görünen sorunun, küçük bir çözümü de bulunuyor. Bilgisayarınıza ilave edeceğiniz bir su soğutma sistemi size ısınmayan, yüksek MHz değerlerine sahip overclock yapılmış bir işlemci ve alabildiğince sessizlik sunacaktır. Peki su soğutma sistemleri, yüksek bir performansı gürültü çıkartmadan ve özellikle kullanıcıları rahatsız etmeden nasıl başarabiliyor ?

Su, havadan daha yoğun bir molekül yapısına ve dolayısı ile daha fazla bir özgül ağırlığa sahip olduğundan dolayı, ısı iletimi havadan çok daha fazladır. Bu yüksek ısı iletim yeteneği suyu çok iyi bir soğutucu yapar:

Hava: Özgül Isı Yoğunluğu 4217 J/kg. C 998 kg/mt3.

Su: Özgül Isı Yoğunluğu 1060 J/kg. C 1/2kg.mt3.

Su soğutma sistemlerinin sergiledikleri yüksek performans eğrilerinin yanında bize sundukları “sessizlik” de, bu sistemlerinin tercih edilmesinin en büyük nedenidir. Su sistemlerini çalışma prensipleri de oldukça basittir. Sistemde bulunan pompa, sıvıyı belli bir basınçla işlemci bloğuna iletir. Blok içinden geçen su, işlemcinin ısısını yüklenir. İşlemci bloğundan ısıyı yüklenmiş olarak ayrılan sıvı, radyatörde soğutularak tekrar su pompasına yönlendirilir. Bu sistemde su pompası ve işlemci bloğu, ses üretmezler. Pompalar her ne kadar mekanik parçalara sahip olan bileşenler olsalar da, çalışırlarken seslerini duymanız imkansızdır. İşlemci bloğu ise, zaten içinden sıvı geçen metal bir parçadır. Sistemde gürültüyü oluşturacak tek bileşen, radyatörü soğutan fan/fanlardır. (bu fanlardan kurtuluş yok)

Radyatörler, bakır su borularından ve alüminyum soğutucu yapraklardan oluşurlar. 120, 240 ve 360 mm. standartlarında olan radyatörler, çok büyük bir soğutucu yüzey alanına sahiptirler. Üst seviye bir işlemci heatsink’i ile, 360 mm.lik bir radyatör arasında en az 4 kattan daha fazla yüzey alanı farkı vardır. Bu fark, radyatörlerin daha az hava akımıyla, dolayısıyla daha düşük desibel değerleri ile yüksek performans göstermelerini sağlar. Bu yüzden su soğutma sistemleri , sessiz ve çok performanslı çalışırlar. Ayrıca, radyatörlerde kullanılan fanlara, fan kontrol ünitesi de bağlanarak, fanların en düşük devirde çalışmaları sağlanır.

Su soğutma sistemlerine merak duyan, ancak montaj ve özellikle “su korkusu” yaşayan kullanıcılar için, iki su soğutma sisteminin detaylı inceleme ve testini yaptık. Buyurun, su dünyasının kapılarını aralayalım.

pclabs

. 11 Şub 08 | İnceleme | Comment (1)